raşelenmek

Anlamlar

ارتعش — يرتعش · الارتعاش

بدأت أرتعش عندما انتظرت بالخارج لفترة طويلة لأن الجو كان باردا جدا.

Hava çok soğuk olduğu için dışarıda uzun süre bekleyince raşelenmeye başladım.

اقشعر — يقشعر · الاقشعرار

ألقى خطابا عاطفيا للغاية لدرجة أن الجميع لم يتمكنوا من منع أنفسهم من الاقشعرار.

O kadar duygusal bir konuşma yaptı ki, herkes raşelenmekten kendini alamadı.