لَا شَيْءَ يُضَاهِي الِاسْتِرْخَاءَ فِي الْمَنْزِلِ بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ.
Uzun bir günün ardından evde rahat etmek gibisi yok.
لَا شَيْءَ يُضَاهِي الِاسْتِرْخَاءَ فِي الْمَنْزِلِ بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ.
Uzun bir günün ardından evde rahat etmek gibisi yok.
أَشْعُرُ بِالرَّاحَةِ الشَّدِيدَةِ فِي سَرِيرِي الْجَدِيدِ، وَقَدِ انْخَفَضَتْ آلَامُ ظَهْرِي.
Yeni yatağımda çok rahat ediyorum, sırt ağrılarım azaldı.
أَنَا أَقُومُ بِتَوْفِيرِ الْمَالِ مِنْ أَجْلِ الْعَيْشِ بِرَفَاهِيَةٍ بَعْدَ التَّقَاعُدِ.
Emekli olduktan sonra rahat etmek için birikim yapıyorum.