raportör

قَدَّمَ الْمُقَرِّرُ قَرَارَ اللَّجْنَةِ إِلَى الْجَمْعِيَّةِ الْعَامَّةِ.

Raportör, komisyonun kararını genel kurula sundu.

أَجْرَى مُقَرِّرُ اللَّجْنَةِ بَحْثًا تَفْصِيلِيًّا حَوْلَ هَذَا الْمَوْضُوعِ.

Raportör, konuyla ilgili detaylı bir araştırma yaptı.

تَمَّ تَكْلِيفُ الشَّخْصِ الَّذِي تَمَّ اخْتِيَارُهُ كَعُضْوٍ مُقَرِّرٍ بِإِعْدَادِ التَّقْرِيرِ.

Raportör olarak seçilen kişi, raporu hazırlamakla görevlendirildi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler