reform

تُخَطِّطُ الْحُكُومَةُ لِإِجْرَاءِ إِصْلَاحٍ فِي نِظَامِ التَّعْلِيمِ.

Hükümet, eğitim sisteminde reform yapmayı planlıyor.

سَاعَدَتِ الْإِصْلَاحَاتُ الِاقْتِصَادِيَّةُ فِي تَنْمِيَةِ الْبِلَادِ.

Ekonomik reformlar, ülkenin kalkınmasına yardımcı oldu.

تَحْسِين — تَحْسِينَات

يَجِبُ إِجْرَاءُ تَحْسِينَاتٍ فِي قِطَاعِ الصِّحَّةِ.

Sağlık sektöründe reformlar yapılması gerekiyor.

İlişkili Kelimeler