rehber

اسْتَأْجَرْنَا دَلِيلًا لِزِيَارَةِ الأَمَاكِنِ التَّارِيخِيَّةِ فِي المَدِينَةِ.

Şehirdeki tarihi yerleri gezmek için bir rehber tuttuk.

أَظْهَرَ الْمُرْشِدُ لِمَجْمُوعَتِنَا الْأَمَاكِنَ الْهَامَّةَ فِي الْمَدِينَةِ.

Rehber, grubumuza şehrin önemli yerlerini gösterdi.

كَانَ الْمُرْشِدُ السِّيَاحِيُّ يَشْرَحُ لَنَا تَارِيخَ الْمَدِينَةِ.

Rehber bize şehrin tarihini anlatıyordu.

Ayrıca: مَرْجِع

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler