renk katmak

أَضْفَى الدِّيكُورُ الجَدِيدُ جَوًّا وَلَوْنًا مُخْتَلِفًا عَلَى الغُرْفَةِ.

Yeni dekorasyon, odaya farklı bir hava ve renk kattı.

أَضَافَتِ الْمُوسِيقَى بَهْجَةً وَحَيَوِيَّةً إِلَى الْحَفْلَةِ.

Müzik, partiye neşe ve renk kattı.

زَيَّنَتِ الزُّهُورُ الْمَائِدَةَ.

Çiçekler, masaya renk kattı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler