renklendirmek

قَامَ الْفَنَّانُ بِتَلْوِينِ لَوْحَتِهِ بِأَلْوَانٍ زَاهِيَةٍ.

Sanatçı, tuvalini canlı renklerle renklendirdi.

دَعُونَا نُزَيِّنُ الْقَاعَةَ بِالْبَالُونَاتِ وَالْأَضْوَاءِ لِلْحَفْلِ.

Parti için salonu balonlarla ve ışıklarla renklendirelim.

إِنَّ اكْتِسَابَ هِوَايَاتٍ جَدِيدَةٍ هُوَ وَسِيلَةٌ رَائِعَةٌ لِإِضْفَاءِ الْحَيَوِيَّةِ عَلَى الْحَيَاةِ.

Yeni hobiler edinmek hayatı renklendirmek için harika bir yoldur.

İlişkili Kelimeler