rijit

مِنْ خِلَالِ اتِّخَاذِ مَوْقِفٍ صُلْبٍ، لَمْ يُظْهِرْ أَيَّ مُرُونَةٍ عَلَى طَاوِلَةِ الْمُفَاوَضَاتِ.

Rijit bir tutum sergileyerek, müzakere masasında hiçbir esneklik göstermedi.

نَظَرًا لِأَنَّ هَذِهِ الْمَادَّةَ جَامِدَةٌ جِدًّا، فَمِنَ الْمُسْتَحِيلِ تَقْرِيبًا ثَنْيُهَا أَوْ تَغْيِيرُ شَكْلِهَا.

Bu malzeme çok rijit olduğu için, bükülmesi veya şekil değiştirmesi neredeyse imkansız.

هَذَا الْجِسْرُ، الَّذِي يَتَمَيَّزُ بِهَيْكَلٍ مُتَصَلِّبٍ، مُقَاوِمٌ جِدًّا لِلزَّلَازِلِ.

Rijit bir yapıya sahip olan bu köprü, depremlere karşı oldukça dayanıklıdır.

Eşdizimler