أُرِيدُ أَنْ أَلْعَبَ دَوْرًا مُهِمًّا فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Bu projede önemli bir rol oynamak istiyorum.
أُرِيدُ أَنْ أَلْعَبَ دَوْرًا مُهِمًّا فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Bu projede önemli bir rol oynamak istiyorum.
لِلْإِعْلَامِ دَوْرٌ كَبِيرٌ فِي تَشْكِيلِ الرَّأْيِ الْعَامِّ.
Medyanın kamuoyu oluşturmada büyük bir rolü var.
إِنَّهُ يَلْعَبُ دَوْرَ السَّعَادَةِ وَلَكِنَّهُ فِي الْوَاقِعِ حَزِينٌ جِدًّا.
O, mutlu rolü oynuyor ama aslında çok üzgün.