رُوح — أَرْوَاح
رُوحُ الْإِنْسَانِ خَالِدَةٌ وَتَنْفَصِلُ عَنِ الْجَسَدِ.
İnsan ruhu ölümsüzdür ve bedenden ayrılır.
رُوحُ الْإِنْسَانِ خَالِدَةٌ وَتَنْفَصِلُ عَنِ الْجَسَدِ.
İnsan ruhu ölümsüzdür ve bedenden ayrılır.
هَذِهِ الْمُوسِيقَى تُلَامِسُ نَفْسِي وَتُؤَثِّرُ بِي كَثِيرًا.
Bu müzik ruhuma dokunuyor, beni çok etkiliyor.
الْفَنُّ هُوَ مِرْآةٌ تَعْكِسُ جَوْهَرَ الْحَيَاةِ.
Sanat, hayatın ruhunu yansıtan bir aynadır.