rulo

قَامَ صَانِعُ الْمُعَجِّنَاتِ بِتَحْوِيلِ الْعَجِينِ إِلَى لَفَّةٍ رَقِيقَةٍ.

Pastacı, hamuru ince bir rulo haline getirdi.

اسْتَخْدَمْتُ أُسْطُوَانَةَ طِلَاءٍ لِطِلَاءِ الْحَائِطِ.

Duvarı boyamak için bir boya rulosu kullandım.

لِفَافَة — لَفَائِف

اشْتَرَيْتُ لَفَافَةَ خُبْزٍ لِشَطِيرَةٍ.

Sandviç için bir rulo ekmek aldım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler