رَأَيْتُ إِعْلَانًا مُرَمَّزًا فِي الْجَرِيدَةِ، وَأَتَسَاءَلُ عَمَّا يَعْنِيهِ.
Gazetede rumuzlu bir ilan gördüm, ne anlama geldiğini merak ediyorum.
رَأَيْتُ إِعْلَانًا مُرَمَّزًا فِي الْجَرِيدَةِ، وَأَتَسَاءَلُ عَمَّا يَعْنِيهِ.
Gazetede rumuzlu bir ilan gördüm, ne anlama geldiğini merak ediyorum.
حَقَّقَ الْكَاتِبُ نَجَاحًا كَبِيرًا بِرِوَايَتِهِ الَّتِي كَتَبَهَا بِاسْمٍ مُسْتَعَارٍ.
Yazar, rumuzlu bir şekilde yazdığı romanıyla büyük bir başarı elde etti.