sökmek

كَانَتْ إِزَالَةُ وَرَقِ الْحَائِطِ الْقَدِيمِ صَعْبَةً لِلْغَايَةِ وَاسْتَغْرَقَتْ سَاعَاتٍ.

Eski duvar kağıdını sökmek çok zordu, saatler sürdü.

كَانَ لَا بُدَّ مِنْ تَفْكِيكِ الْمُحَرِّكِ لِلْإِصْلَاحِ، الْأَمْرُ الَّذِي اسْتَغْرَقَ وَقْتًا طَوِيلًا.

Tamir için motoru sökmek gerekti, bu da çok zaman aldı.

اقتلعت العاصفة الأشجار من جذورها وشتت كل شيء.

Fırtına ağaçları kökünden söktü ve her yeri dağıttı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler