sönümlenmek

بَدَأَتْ شِدَّةُ الرِّيَاحِ تَتَضَاءَلُ تَدْرِيجِيًّا فِي سَاعَاتِ الْمَسَاءِ.

Rüzgarın şiddeti akşam saatlerinde giderek sönümlenmeye başladı.

انْخَمَدَ الْحَرِيقُ فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ بِتَدَخُّلِ فِرَقِ الْإِطْفَاءِ.

Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede sönümlendi.

خَمَدَتِ النَّارُ بَعْدَ سَاعَةٍ.

Ateş bir saat sonra söndü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler