söndürülmek

تَمَّ إِطْفَاءُ الْحَرِيقِ بِسُرْعَةٍ نَتِيجَةً لِلْجُهُودِ الْمُكَثَّفَةِ الَّتِي بَذَلَتْهَا فِرَقُ الْإِطْفَاءِ وَتَمَّ مَنْعُ وُقُوعِ كَارِثَةٍ كَبِيرَةٍ.

Yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun çabaları sonucu kısa sürede söndürüldü ve büyük bir felaket önlendi.

تَمَّ إِخْمَادُ حَرِيقِ الْغَابَةِ تِلْقَائِيًّا بِفَضْلِ الْأَمْطَارِ الْمُتَسَاقِطَةِ وَتَنَفَّسَ الْجَمِيعُ الصُّعَدَاءَ.

Orman yangını, yağan yağmur sayesinde kendiliğinden söndürüldü ve herkes rahat bir nefes aldı.

İlişkili Kelimeler