خِطَاب — خِطَابَات
أَلْقَى الرَّئِيسُ خِطَابًا مُؤَثِّرًا خِلَالَ حَمْلَتِهِ الِانْتِخَابِيَّةِ.
Başkan, seçim kampanyası sırasında etkileyici bir söylev yaptı.
أَلْقَى الرَّئِيسُ خِطَابًا مُؤَثِّرًا خِلَالَ حَمْلَتِهِ الِانْتِخَابِيَّةِ.
Başkan, seçim kampanyası sırasında etkileyici bir söylev yaptı.
أَلْقَى الْأَوَّلُ عَلَى الْمَدْرَسَةِ كَلِمَةً ذَاتَ مَغْزًى فِي حَفْلِ التَّخَرُّجِ.
Mezuniyet töreninde okul birincisi anlamlı bir söylev verdi.
أَلْقَى الْإِمَامُ مَوْعِظَةً عَنِ الْوَحْدَةِ وَالتَّضَامُنِ فِي صَلَاةِ الْجُمُعَةِ.
Hoca, cuma namazında birlik ve beraberlik üzerine bir söylev verdi.