بِسَبَبِ عَلَاقَتِهِمُ الْجَدِيدَةِ، سُرْعَانَ مَا أَصْبَحُوا حَدِيثَ النَّاسِ، وَالْجَمِيعُ يَتَحَدَّثُونَ عَنْهُمْ.
Yeni ilişkileri yüzünden kısa sürede söz oldular, herkes onları konuşuyor.
بِسَبَبِ عَلَاقَتِهِمُ الْجَدِيدَةِ، سُرْعَانَ مَا أَصْبَحُوا حَدِيثَ النَّاسِ، وَالْجَمِيعُ يَتَحَدَّثُونَ عَنْهُمْ.
Yeni ilişkileri yüzünden kısa sürede söz oldular, herkes onları konuşuyor.
عِنْدَمَا تَمَّ الْكَشْفُ عَنْ فَضَائِحِهِمْ، أَصْبَحُوا مَوْضُوعَ نِقَاشٍ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ، وَهَذَا أَثَّرَ عَلَيْهِمْ كَثِيرًا.
Skandalları ortaya çıkınca uzun süre söz oldular, bu onları çok etkiledi.
بِسَبَبِ سُوءِ الْفَهْمِ، سُرْعَانَ مَا أَصْبَحُوا عُرْضَةً لِلشَّائِعَاتِ، وَهَذَا مُحْزِنٌ لِلْغَايَةِ.
Yanlış anlaşılmalar yüzünden hemen söz oldular, bu çok üzücü.
Ayrıca: أَصْبَحَ مَثَارًا لِلْجَدَلِ