sükût

زَادَ الصَّمْتُ فِي الْغُرْفَةِ مِنَ التَّوَتُّرِ.

Odadaki sükût, gerginliği daha da artırdı.

السُّكُوتُ هُوَ أَفْضَلُ جَوَابٍ فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ.

Sükût, bazen en iyi cevaptır.

بَعْدَ الْعَاصِفَةِ، سَادَتِ الْهَدْأَةُ فِي كُلِّ مَكَانٍ.

Fırtınanın ardından, her yerde bir sükût hakimdi.

Ayrıca: صَمْتٌ مُطْبِقٌ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler