sünmek

بَدَأَ الْجُبْنُ بِالتَّمَدُّدِ وَالتَّمَطُّطِ عِنْدَمَا تَمَّ تَسْخِينُهُ.

Peynir ısıtılınca uzayıp sünmeye başladı.

أَصْبَحَ الْعَجِينُ أَرَقَّ وَأَكْثَرَ اسْتِطَالَةً كُلَّمَا عُجِنَ.

Hamur yoğruldukça sünerek inceldi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler