süpürmek

تَبْدَأُ أُمِّي يَوْمَهَا بِكَنْسِ الْمَنْزِلِ كُلَّ صَبَاحٍ، هَذَا مُهِمٌّ جِدّاً.

Annem her sabah evi süpürerek güne başlar, bu çok önemlidir.

هَلْ يُمْكِنُكَ جَرْفُ الْفُتَاتِ عَلَى الْأَرْضِ مِنْ فَضْلِكَ، يَبْدُو الْأَمْرُ فَوْضَوِيًّا لِلْغَايَةِ.

Lütfen yerdeki kırıntıları süpürür müsün, çok dağınık görünüyor.

لَقَدْ أَزَلْتُ الْغُبَارَ بِالْمِكْنَسَةِ مِنَ الْمَنْزِلِ بِأَكْمَلِهِ أَمْسِ، لَكِنَّهُ أَصْبَحَ مُغْبَرًّا مَرَّةً أُخْرَى الْيَوْمَ.

Dün bütün evi süpürdüm, ama bugün yine tozlanmış.

İlişkili Kelimeler