sürünceme

أَزْعَجَ الْجَمِيعَ تَأْخِيرُ الْإِجْرَاءَاتِ.

İşlemlerin sürüncemede kalması herkesi rahatsız etti.

تَفْقِدُ الْمَشَارِيعُ الَّتِي تُتْرَكُ فِي طَيِّ الْمُمَاطَلَةِ قِيمَتَهَا بِمُرُورِ الْوَقْتِ.

Sürüncemede bırakılan projeler zamanla değerini kaybeder.

تَسَبَّبَ تَأْجِيلُ الْقَرَارِ فِي حَالَةٍ مِنْ عَدَمِ الْيَقِينِ.

Kararın sürüncemede kalması belirsizliğe neden oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler