süratle

تَقَدَّمَتْ سَيَّارَةُ الْإِسْعَافِ وَهِيَ تُطْلِقُ صَفَّارَاتِ الْإِنْذَارِ لِنَقْلِ الْمُصَابِ إِلَى الْمُسْتَشْفَى بِسُرْعَةٍ.

Ambulans, yaralıyı hastaneye süratle yetiştirmek için siren çalarak ilerledi.

خَرَجَ أَخِي عَلَى عَجَلٍ لِأَنَّهُ تَأَخَّرَ.

Kardeşim geç kaldığı için süratle çıktı.

İlişkili Kelimeler