سَوْفَ يُواصَلُ الْعَمَلُ فِي الْمَشْرُوعِ غَدًا.
Projedeki çalışma yarın sürdürülecek.
سَوْفَ يُواصَلُ الْعَمَلُ فِي الْمَشْرُوعِ غَدًا.
Projedeki çalışma yarın sürdürülecek.
يُرَادُ أَنْ يُتَابَعَ الْبَحْثُ لِلْحُصُولِ عَلَى نَتَائِجَ جَدِيدَةٍ.
Araştırma, yeni bulgular elde etmek için sürdürülmek isteniyor.
مِنَ الْمُهِمِّ أَنْ يُدَامَ هَذَا التَّقْلِيدُ لِيَنْتَقِلَ إِلَى الْأَجْيَالِ الْقَادِمَةِ.
Bu gelenek, gelecek nesillere aktarılmak için sürdürülmek önemlidir.