süre

مُدَّةُ الدَّرْسِ الْيَوْمَ سَاعَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَطْ، لِذَلِكَ سَأَعُودُ إِلَى الْبَيْتِ مُبَكِّرًا.

Bugün dersin süresi sadece bir saat, bu yüzden eve erken döneceğim.

مِنَ الضَّرُورِيِّ جِدًّا الْحِفَاظُ عَلَى الْهُدُوءِ طِوَالَ فَتْرَةِ الِاخْتِبَارِ، وَإِلَّا فَقَدْ تَتَشَتَّتُ انْتِبَاهُكَ.

Sınav süresi boyunca sessizliği korumak çok önemlidir, aksi takdirde dikkatiniz dağılabilir.

وَقْت — أَوْقَات

مَا هُوَ الْوَقْتُ الَّذِي تَحْتَاجُهُ لِإِكْمَالِ هَذَا الْعَمَلِ، يُرْجَى إِعْطَائِي تَقْدِيرًا.

Bu işi tamamlamak için ne kadar süreye ihtiyacınız var, lütfen bana bir tahmin verin.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler