süzüntü

يَجِبُ فَحْصُ الرُّشَاحَةِ الَّتِي تَمَّ الْحُصُولُ عَلَيْهَا فِي التَّجْرِبَةِ الَّتِي أُجْرِيَتْ فِي الْمُخْتَبَرِ بِعِنَايَةٍ، فَالنَّتَائِجُ مُهِمَّةٌ.

Laboratuvarda yapılan deneyde elde edilen süzüntü dikkatlice incelenmelidir, sonuçlar önemli.

تَقُومُ الْكُلَى بِتَنْظِيفِ الْمَوَادِّ الضَّارَّةِ فِي الْجِسْمِ عَنْ طَرِيقِ الْمُرَشِّحِ، وَهَذِهِ عَمَلِيَّةٌ حَيَوِيَّةٌ.

Böbrekler vücuttaki zararlı maddeleri süzüntü yoluyla temizler, bu hayati bir işlemdir.

يُسْتَخْدَمُ مُسْتَخْلَصُ النَّبَاتَاتِ فِي صِنَاعَةِ الأَدْوِيَةِ العُشْبِيَّةِ، وَهَذِهِ طَرِيقَةٌ شَائِعَةٌ جِدًّا.

Bitkisel ilaç yapımında bitkilerin süzüntüsü kullanılır, bu çok yaygın bir yöntemdir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler