sığırcı

مُرَبِّي مَاشِيَةٍ — مُربّو ماشية

كَانَ مُرَبِّي المَاشِيَةِ يَعْتَنِي بِحَيَوَانَاتِهِ جَيِّدًا وَكَانَتْ دَائِمًا بِصِحَّةٍ جَيِّدَةٍ.

Sığırcı, hayvanlarına çok iyi bakıyordu ve her zaman sağlıklıydılar.

تَاجِرُ مَاشِيَةٍ — تجار ماشية

كَانَ تَاجِرُ الْمَاشِيَةِ يَكْسِبُ رِزْقَهُ عَنْ طَرِيقِ بَيْعِ حَيَوَانَاتِهِ فِي السُّوقِ.

Sığırcı, hayvanlarını pazarda satarak geçimini sağlıyordu.

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ رُعَاةُ الْبَقَرِ يَقُومُونَ بِرِحْلَاتٍ طَوِيلَةٍ لِرَعْيِ حَيَوَانَاتِهِمْ.

Eski zamanlarda sığırcılar, hayvanlarını otlatmak için uzun yolculuklar yaparlardı.

İlişkili Kelimeler