sığlaşmak

بَدَأَتْ مِيَاهُ الْبَحْرِ تُصْبِحُ ضَحْلَةً بِسَبَبِ الْمَدِّ وَالْجَزْرِ.

Deniz suyu gelgit nedeniyle sığlaşmaya başladı.

تَضَحَّلَ عُمْقُ الْبُحَيْرَةِ تَدْرِيجِياً بِسَبَبِ الْجَفَافِ.

Gölün derinliği kuraklık yüzünden giderek sığlaştı.