sınıflı

فِي الْمُجْتَمَعَاتِ الطَّبَقِيَّةِ، عَادَةً مَا يَكُونُ الْحِرَاكُ الِاجْتِمَاعِيُّ مُنْخَفِضًا وَالتَّفَاوُتَاتُ وَاضِحَةً.

Sınıflı toplumlarda sosyal hareketlilik genellikle düşüktür ve eşitsizlikler belirgindir.

قَدْ يُؤَثِّرُ الْوِلَادَةُ فِي مُجْتَمَعٍ ذُو طَبَقَاتٍ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ عَلَى فُرَصِ حَيَاةِ الْفَرْدِ.

Sınıflı bir toplumda doğmak, bireyin yaşam şanslarını önemli ölçüde etkileyebilir.

فِي الْأَنْظِمَةِ الْمُصَنَّفَةِ طَبَقِيًّا، يَتِمُّ تَوْزِيعُ الْوُصُولِ إِلَى خَدَمَاتِ التَّعْلِيمِ وَالصِّحَّةِ بِشَكْلٍ غَيْرِ مُتَسَاوٍ.

Sınıflı sistemlerde, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim eşitsiz dağılmıştır.

Eşdizimler