sınıraşan

تَتَطَلَّبُ الْأَنْهَارُ الْعَابِرَةُ لِلْحُدُودِ تَعَاوُنًا بَيْنَ الدُّوَلِ.

Sınıraşan nehirler, ülkeler arasında işbirliği gerektirir.

يُمْكِنُ مُكَافَحَةُ الْجَرَائِمِ الْعَابِرَةِ لِلْحُدُودِ الْوَطَنِيَّةِ مِنْ خِلَالِ التَّعَاوُنِ الشُّرَطِيِّ الدَّوْلِيِّ.

Sınıraşan suçlar, uluslararası polis işbirliği ile mücadele edilebilir.

سَيَكُونُ لِهَذَا الْمَشْرُوعِ تَأْثِيرٌ يَتَجَاوَزُ الْحُدُودَ وَسَيُؤَثِّرُ عَلَى الْعَدِيدِ مِنَ الْبُلْدَانِ.

Bu proje, sınıraşan bir etkiye sahip olacak ve birçok ülkeyi etkileyecek.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler