رَكَضَ الأَطْفَالُ وَلَعِبُوا بِلَا حُدُودٍ فِي الحَدِيقَةِ.
Çocuklar parkta sınırsızca koşup oynadılar.
رَكَضَ الأَطْفَالُ وَلَعِبُوا بِلَا حُدُودٍ فِي الحَدِيقَةِ.
Çocuklar parkta sınırsızca koşup oynadılar.
لَا يُمْكِنُكَ اسْتِخْدَامُ الْإِنْتَرْنِتِ بِشَكْلٍ غَيْرِ مَحْدُودٍ.
İnterneti sınırsızca kullanamazsın.
سَوْفَ يَسْتَمِرُّ حُبِّي لَهَا إِلَى مَا لَا نِهَايَةَ.
Ona olan sevgim sınırsızca devam edecek.