sınanmak

فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ، تَمَّ اخْتِبَارُ صَبْرِنَا وَقُدُرَاتِنَا.

Bu projede sabrımız ve yeteneklerimiz sınandı.

تَمَّ اخْتِبَارُ النِّظَامِ الْجَدِيدِ فِي ظُرُوفٍ صَعْبَةٍ.

Yeni sistem, zorlu koşullarda sınandı.

تَعَرَّضَتْ هَذِهِ النَّظَرِيَّةُ لِلِاخْتِبَارِ مِنْ قِبَلِ الْعَدِيدِ مِنَ الْعُلَمَاءِ.

Bu teori, birçok bilim insanı tarafından sınandı.

İlişkili Kelimeler