sırasız

دُرْجِي دَائِمًا غَيْرُ مُرَتَّبٍ وَفَوْضَوِيٌّ.

Çekmecem her zaman sırasız ve dağınık.

وَقَعَتِ الْأَحْدَاثُ بِطَرِيقَةٍ غَيْرِ مُنَظَّمَةٍ.

Olaylar sırasız bir şekilde gerçekleşti.