كَانَتْ تَطْرِيزَاتُ الْخُيُوطِ الْمُذَهَّبَةِ عَلَى فُسْتَانِ الزَّفَافِ جَمِيلَةً جِدًّا.
Gelinliğin üzerindeki sırma işlemeleri çok güzeldi.
كَانَتْ تَطْرِيزَاتُ الْخُيُوطِ الْمُذَهَّبَةِ عَلَى فُسْتَانِ الزَّفَافِ جَمِيلَةً جِدًّا.
Gelinliğin üzerindeki sırma işlemeleri çok güzeldi.
كَانَ هُنَاكَ أَشْرِطَةٌ ذَهَبِيَّةٌ عَلَى زِيِّ الجُنُودِ.
Askerlerin üniformalarında sırma şeritler vardı.