sırtlanmak

Anlamlar

حَمَلَ — يَحْمِلُ · الحَمْل

حمل المتسلق كل معداته على ظهره وانطلق نحو القمة.

Dağcı, tüm ekipmanını sırtlanarak zirveye doğru yola çıktı.

تَحَمَّلَ — يَتَحَمَّلُ · التَّحَمُّل

اضطر المدير الجديد إلى تحمل مسؤولية جميع مشاكل الشركة.

Yeni yönetici, şirketin tüm sorunlarını sırtlanmak zorunda kaldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler