sıska

كَانَتْ هَذِهِ القِطَّةُ هَزِيلَةً جِدًّا، قَرَّرْتُ أَنْ أُطْعِمَهَا.

Bu kedi çok sıskaydı, ona yemek vermeye karar verdim.

كان مريضًا جدًا لدرجة أنه كان نحيلًا جدًا.

O kadar hastaydı ki, çok sıskaydı.

كَانَ الْأَطْفَالُ ضَامِرِي الْأَجْسَامِ بِسَبَبِ الْجُوعِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Uzun süren açlık nedeniyle çocuklar sıskaydı.