sızlamak

جُرْحِي لَا يَزَالُ يَوْخِزُ، لَمْ يَلْتَئِمْ.

Yaram hala sızlıyor, iyileşmedi.

أَسْنَانِي تُؤْلِمُنِي كَثِيرًا، يَجِبُ أَنْ أَذْهَبَ إِلَى الطَّبِيبِ.

Dişim çok sızlıyor, doktora gitmeliyim.

İlişkili Kelimeler