sızlanmak

يَجِبُ أَنْ تَتَوَقَّفَ عَنِ التَّذَمُّرِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ.

Her şeyden sızlanmaktan vazgeçmelisin.

يَتَشَكَّى بِاسْتِمْرَارٍ مِنْ حَيَاتِهِ.

Sürekli olarak hayatından sızlanıyor.

كَانَ الرَّجُلُ الْمَرِيضُ يَتَأَوَّهُ مِنَ الْأَلَمِ.

Hasta adam acı içinde sızlanıyordu.

İlişkili Kelimeler