saçı

فِي حَفْلِ الزِّفَافِ، تَمَّ نَثْرُ نِثَارِ العَرُوسِ المُكَوَّنِ مِنَ الأَرُزِّ وَالسُّكَّرِ عَلَى رَأْسِ العَرُوسِ، وَتَمَنَّوْا لَهَا السَّعَادَةَ.

Düğünde gelinin başına pirinç ve şekerden oluşan saçı saçıldı, mutluluklar dilendi.

تَمَّ تَقْدِيمُ مُجَوْهَرَاتٍ ذَهَبِيَّةٍ لِلْعَرُوسِ كَهَدِيَّةِ زِفَافٍ، وَلَا يَزَالُ هَذَا التَّقْلِيدُ مُسْتَمِرًّا.

Saçı olarak geline altın takılar hediye edildi, bu gelenek hala devam ediyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler