saçılmak

بِفِعْلِ الرِّيَاحِ، انْتَثَرَتِ الأَوْرَاقُ فِي كُلِّ مَكَانٍ، وَامْتَلَأَ كُلُّ مَكَانٍ بِالأَوْرَاقِ الصَّفْرَاءِ.

Rüzgarın etkisiyle yapraklar etrafa saçıldı, her yer sarı yapraklarla doldu.

كَانَتِ الْأَلْعَابُ مُبَعْثَرَةً فِي كُلِّ مَكَانٍ فِي الْغُرْفَةِ، وَسَيَسْتَغْرِقُ جَمْعُهَا وَقْتًا طَوِيلاً.

Oyuncaklar odanın her yerine saçılmıştı, toplaması çok zaman alacak.

تَفَرَّقَ الحَشْدُ بِسُرْعَةٍ بِتَدَخُّلِ الشُّرْطَةِ، وَهَدَأَ الوَضْعُ.

Kalabalık, polisin müdahalesiyle hızla saçıldı, ortalık sakinleşti.

İlişkili Kelimeler