sağlamlaştırmak

مِنَ الْمُهِمِّ جِدًّا تَدْعِيمُ الْمَبَانِي الْقَدِيمَةِ ضِدَّ الزَّلَازِلِ.

Eski binaları depreme karşı sağlamlaştırmak çok önemlidir.

هَذِهِ التَّمَارِينُ رَائِعَةٌ لِتَقْوِيَةِ عَضَلَاتِكَ.

Bu egzersizler kaslarınızı sağlamlaştırmak için harikadır.

تُنَفِّذُ الحُكُومَةُ سِيَاسَاتٍ جَدِيدَةً لِتَعْزِيزِ الِاقْتِصَادِ.

Hükümet, ekonomiyi sağlamlaştırmak için yeni politikalar uyguluyor.