sağmak

يَقُومُ الْمُزَارِعُ بِحَلْبِ الْأَبْقَارِ كُلَّ صَبَاحٍ لِلْحُصُولِ عَلَى الْحَلِيبِ.

Çiftçi her sabah inekleri sağarak süt elde ediyor.

يُحَاوِلُ بَعْضُ النَّاسِ بِكُلِّ الطُّرُقِ اسْتِغْلَالَ الْآخَرِينَ.

Bazı insanlar başkalarını sağmak için her türlü yolu denerler.

İlişkili Kelimeler