saatlerce

لَقَدْ دَرَسْتُ لِسَاعَاتٍ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ، أُرِيدُ اجْتِيَازَ الِاخْتِبَارِ.

Dün gece saatlerce ders çalıştım, sınavı geçmek istiyorum.

بِسَبَبِ حَرَكَةِ الْمُرُورِ، بَقِينَا عَلَى الطَّرِيقِ طَوَالَ سَاعَاتٍ، كَانَتْ رِحْلَةً مُتْعِبَةً لِلْغَايَةِ.

Trafik yüzünden saatlerce yolda kaldık, çok yorucu bir yolculuktu.

قَالَ الطَّبِيبُ إِنَّ الْجِرَاحَةَ سَتَسْتَغْرِقُ عَلَى مَدَى سَاعَاتٍ، نَحْنُ قَلِقُونَ.

Doktor, ameliyatın saatlerce süreceğini söyledi, endişeleniyoruz.

İlişkili Kelimeler