sabaha karşı

بَدَأَتْ عَاصِفَةٌ شَدِيدَةٌ قُبَيْلَ الْفَجْرِ.

Sabaha karşı şiddetli bir fırtına başladı.

اِسْتَيْقَظْتُ قُرْبَ الْفَجْرِ وَلَمْ أَسْتَطِعِ النَّوْمَ مَرَّةً أُخْرَى.

Sabaha karşı uyandım ve bir daha uyuyamadım.