sabahlık

ارْتَدَتْ أُمِّي رُوبَ الصَّبَاحِ وَبَدَأَتْ فِي تَحْضِيرِ وَجْبَةِ الْإِفْطَارِ.

Annem sabahlık giyip kahvaltı hazırlamaya başladı.

ارْتَدَتْ بُرْنُسَهَا مُبَاشَرَةً بَعْدَ الِاسْتِحْمَامِ.

Banyodan sonra hemen sabahlığını giydi.

İlişkili Kelimeler