خَرَّبَ — يُخَرِّبُ · تَخْرِيب
حاولت الشركة المنافسة تخريب مشروعنا.
Rakip şirket, bizim projemizi sabote etmeye çalıştı.
حاولت الشركة المنافسة تخريب مشروعنا.
Rakip şirket, bizim projemizi sabote etmeye çalıştı.
عطل العمال المشاركون في الإضراب الإنتاج.
Greve katılan işçiler, üretimi sabote etti.
حاول أشخاص ذوو نوايا سيئة إفساد الانتخابات.
Kötü niyetli kişiler, seçimleri sabote etmeye çalıştı.