sabote etmek

حَاوَلَ الْفَرِيقُ الْمُنَافِسُ تَخْرِيبَ مُبَارَاتِنَا عَنْ طَرِيقِ إِصَابَةِ لَاعِبِينَا.

Rakip takım, oyuncularımızı sakatlayarak maçımızı sabote etmeye çalıştı.

يَبْذُلُ بَعْضُ الْأَشْخَاصِ قُصَارَى جُهْدِهِمْ لِعَرْقَلَةِ الْمَشْرُوعِ الْجَدِيدِ.

Bazı kişiler, yeni projeyi sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

أَفْسَدَ جَمِيعَ خُطَطِنَا بِإِهْمَالِهِ.

Dikkatsizliğiyle tüm planlarımızı sabote etti.

İlişkili Kelimeler