saf

نَقِيّ — أَنْقِيَاء

الْهَوَاءُ فِي الْجِبَالِ نَقِيٌّ وَمُنْعِشٌ لِلْغَايَةِ.

Dağlardaki hava çok temiz ve ferahlatıcıdır.

الْمَاءُ فِي هَذِهِ الْعَيْنِ صَافٍ جِدًّا.

Bu pınarın suyu çok saftır.

سَاذِج — سُذَّج

كَانَ سَاذِجًا لِدَرَجَةِ أَنَّهُ صَدَّقَ كُلَّ مَا قِيلَ لَهُ.

O kadar saftı ki, kendisine söylenen her şeye inandı.

Ayrıca: صَفّ، طَابُور، خَطّ

İlişkili Kelimeler