safi

هَذَا الْمَاءُ صَافِي جِدّاً، يُمْكِنُ شُرْبُهُ.

Bu su çok safi, içilebilir.

هَذَا الزَّيْتُ مَصْنُوعٌ مِنْ زَيْتُونٍ خَالِصٍ.

Bu zeytinyağı safi zeytinlerden yapılmıştır.

الْهَوَاءُ الْيَوْمَ نَقِيٌّ جِدًّا، شَعَرْتُ بِالرَّاحَةِ.

Hava bugün çok safi, ciğerlerim açıldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler