sahne olmak

شَهِدَ وَسَطُ الْمَدِينَةِ انْفِجَارًا كَبِيرًا اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ.

Şehir merkezi dün gece büyük bir patlamaya sahne oldu.

جَرَى الِاجْتِمَاعُ لِمُدَّةٍ أَطْوَلَ مِنَ الْمُتَوَقَّعِ وَتَمَّ اتِّخَاذُ قَرَارَاتٍ مُهِمَّةٍ.

Toplantı, beklenenden daha uzun sürdü ve önemli kararlar alındı.

وَقَعَ حَادِثٌ مُرُورِيٌّ فِي سَاعَاتِ الصَّبَاحِ بِسَبَبِ الضَّبَابِ الْكَثِيفِ.

Trafik kazası, sabah saatlerinde yoğun sis nedeniyle meydana geldi.

İlişkili Kelimeler