sahneye koymak

أَخْرَجَ مُخْرِجُ الْمَسْرَحِيَّةِ هَذَا الْعَمَلَ الْكْلَاسِيكِيَّ بِتَفْسِيرٍ عَصْرِيٍّ.

Tiyatro yönetmeni, bu klasik eseri modern bir yorumla sahneye koydu.

سَيُقَدِّمُ نَادِي الطُّلَّابِ مَسْرَحِيَّةً لِشَكْسْبِير فِي نِهَايَةِ الْعَامِ.

Öğrenci kulübü, yıl sonunda Shakespeare'den bir oyun sahneye koyacak.

يَعْرِضُ مَسْرَحُ الْبَلَدِيَّةِ إِنْتَاجًا طَمُوحًا فِي الْمَوْسِمِ الْجَدِيدِ.

Belediye tiyatrosu, yeni sezonda iddialı bir yapım sahneye koyuyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler